GİRİŞİMCİLERİN İZLEMESİ GEREKEN 10 FİLM
Genelde bazı filmleri izledikten sonra aklınıza yeni
fikirler, sorular, bilgiler veyahut ilham geliyor mu? Filmi izlemeye başlamadan
önceki halinizden izledikten sonraki haliniz arasında kendinizi farklı bir hale
bürünmüş hissediyor musunuz?
Eğer siz bir girişimciyseniz ya da girişimci olma
yolunda yeni adımlar atıyorsanız, Aşağıdaki bu filmleri izlemenizi tavsiye
ediyorum. Sırasıyla bakalım…
1. Sosyal Ağ (The Social Network) – 2010
“Çiftliklerde yaşadık, şehirlerde yaşadık, şimdi ise
internet üzerinde yaşayacağız.” – Sean Parker.
Tüm dünyada olduğu kadar Türkiye’de de bir fenomene
dönüşmüş, milyonların sosyal paylaşım sitesi Facebook’un kurucusu Mark
Zuckerberg ve arkadaşlarının öyküsü.
Bir Ekim gecesi, yıl 2003. Mark Zuckerberg, sarhoş
kafayla Harvard Üniversitesi’nin sistemine sızar. Kız arkadaşı tarafından terk
edilmiştir ve bunun acısını çıkarmak için kampüsteki tüm kızların bilgisini bir
veritabanında birleştirmek ister. Yazdığı uygulamada ekranın iki yanındaki
kızların fotoğraflarını oylayarak hangisinin daha güzel olduğu
seçilebilmektedir. Mark sayfanın adına Facemash adını verir. Sitenin başarısı
hızla yayılır fakat Mark’ın kadınlara olan nefreti ve bu yolda gizlilik
kurallarını ihlal etmiş olması Harvard Üniversitesi’nin de tepkisi çeker. Bu
durum sitenin evrilerek Facebook’a dönüşmesine olanak sağlar. Öncelikle
yalnızca Harvard’da kullanılan Facebook, daha sonra diğer üniversitelerde de
açılır ve Ivy League’den Silikon Vadisi’ne tüm dünyada yayılmaya başlar. Sosyal
medya denince günümüzde akla gelen ilk uygulamalardan olan Facebook’un
arkasında yatan gerçekler, oluşumunun öyküsü ve günümüz dünyasına sunduğu artı
ve eksiler Mark Zuckerberg’in hikayesinden yola çıkılarak ele alınıyor.
2. Umudunu Kaybetme (The Pursuit of
Happyness) – 2006
“Hiç kimsenin sana yapamazsın demesine izin verme.
Benim bile. Bir hayalin varsa onu korumalısın. İnsanlar kendileri yapamadıkları
için sana senin de yapamayacağını söylerler. Eğer bir şey istiyorsan, git ve
onu al. Nokta. Tamam mı?” – Chris Gardner
İyi bir baba olan Chris Gardner, işinde sorunlar
yaşayan, maddi açıdan sarsıntıda olan ve aynı zamanda iyi bir eş olan bir
adamdır. Ancak ne yazık ki eşi sıkıntılara daha fazla katlanamayacağına karar
vererek onu terk eder. Christopher adındaki oğulları da babasının yanında
kalır. Karısının terk edişi de yetmezmiş gibi bir de ev sahibi dışarı atar baba
ve oğulu. Sokaklarda kalıp, tuvaletlerde ve düşkünler evinde çalışarak ayakta
durmaya çalışır. Oğlunun sevgisi bu mücadeleci baba için her şeydir. Ve sevgiye
eklenen bir var olma savaşı hiç şüphesiz, vakti geldiğinde en mükemmel kapıları
açacaktır.
3. Para Avcısı (The Wolf of Wall Street)
– 2013
“Benim ölmeye cesaretim var. Bilmek istediğim ise
senin ölmeye cesaretin var mı?” – Jordan Belfort
Jordan Belfort, 24 yaşında genç ve hırslı bir
adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve
ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her
şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem
salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı
aldatan Belfort, kısa zamanda bir para makinesine ve aynı zamanda bir harcama
makinesine dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece
hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu,
fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir.
Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken, çöküş ise
çok uzakta değildir.
Yönetmenliğini Martin Scorcese’nin üstlendiği film
Amerikan Borsası’nda komisyoncu olan Jordan Belfort’un biyografisinin bir
uyarlaması. Filmin başrolünde Leonardo DiCaprio yer alırken kadroda Jonah Hill,
Kyle Chandler ve Jean Dujardin kendisine eşlik ediyor.
4. Ofis Çılgınlığı (Office Space) – 1999
Peter Gibbons orta yaş krizine biraz erken dalmış,
işi ve çalıştığı şirket için kendini heba eden bir bilgisayar programcısıdır.
Fakat bu dayanılmaz ve beynini uyuşturan bitmek tükenmek bilmeyen rutinden artık
çok sıkılmış ve bunalmıştır. Özel hayatı da doğrusunu isterseniz pek parlak
değildir. Bir kız arkadaşı vardır elbette ama aldatıldığından da emindir.
5. Stajyer (The Intern) – 2015
Başarılı bir şirketin sahibi olan Jules Ostin,
çalışanlarından birinin tavsiyesiyle yeni bir stajyer programı başlatır. Biraz
yaşını almış insanlara yönelik olan bu deneysel programa ilk başlayan kişi ise
70 yaşındaki Ben Whittaker olur. Şirketin genç kadrosunun yaş ortalamasını bir
hayli yükselten Whittaker ile yanında çalıştığı Ostin arasında zamanla iş
ilişkisi sağlam bir dostluğa dönüşecektir. Yönetmen koltuğunda Nancy Meyers’ın
oturduğu komedi filminin başrollerini ise Anne Hathaway ile Robert De Niro
paylaşıyor.
6. Limit Yok (Limitless) – 2011
“Dünyada bir iz bırakmaya çok yaklaşmıştım. Ve şimdi
iz bırakabileceğim tek yer kaldırımlar.” – Eddie Morra
Yazar Alan Glynn’in çok satan ilk romanından
uyarlanan filmin yönetmenliği, daha önce 2006 tarihli ‘Sihirbaz (The
Illusionist)’ filmiyle tanıdığımız Neil Burger’a ait. Tüm filmlerinin
senaryosunda da parmağı olan yönetmenin ilk defa sadece yönetmenliğiyle öne
çıktığı filmin konusu şöyle:
Yaşamı pek de parlak olmayan Eddie, New York’ta
düzensiz bir hayat yaşayan ve pek de başarılı sayılmayacak bir yazardır. Kız
arkadaşından ayrıldığı bir gün yolda eski bir arkadaşıyla tanışan Eddie’nin
hayatı tamamen değişecektir. Eski arkadaşından aldığı bir hap, Eddie’nin
beyninin tam kapasite çalışmasını sağlıyordur. Bu ilaç sayesinde eski dünyası
değişen, hayata farklı bir gözle bakmaya başlayan Eddie paraya, çekiciliğe ve
yüksek bir zekaya sahip olur. Ama aradan çok zaman geçmeden bu yüksek gücün yan
etkilerinin ortaya çıkması gecikmez.
7. Borsa – Wall Street
Her hayalin bir bedeli vardır.
Genç ve hırslı bir broker olan Bud Fox başarılı
olmak için elinden gelen her şeyi yapar ve buna az da olsa bilgi ticareti de
dahildir. Başarılı olma arzusunun hayatınızın yönetimini nasıl ele geçirdiğini
ve “hırs iyidir” mottosunun yaptığınız işi nasıl etkilediğini görmek için bu
filmi izleyin. Ancak limitlerinizi zorladığınızda ve sizden yapamayacağınız
veya yapmak istemeyeceğiniz bir şey istendiğinde neler olacak? Fox, kendisinden
sadece illegal olmayan aynı zamanda manevi açıdan kınanacağı bir konuda yardım
istendiğinde birdenbire kendine gelir.
8. Umudunu kaybetme – Pursuit of
Happyness
Yaşanmış bir olaydan alınmıştır.
Çok inandığı bir ürün satmadığı için evini, karısını
ve parasını kaybeden bir adamın hayatta kalma ve babalık görevini yerine
getirme mücadelesinin anlatıldığı gerçek bir hikayedir. Bütün olumsuzluklar ve
engellere rağmen, borsacı olmak için ücretsiz stajyerlik yapar ve tek bir iş
için meslektaşlarına karşı savaşır. İş dünyasında yaşadığınız kişisel
zorluklara karşı sabırlı olmanız gerektiğini anlatan güçlü bir hikaye.
9. Silikon Vadisinin Korsanları (Pirates
of Silicon Valley/1999)
Silikon Vadisinin Korsanları bilgisayar ve internet
dünyasında devrim yaratan iki büyük isimi anlatmaktadır. Günümüzde her alanda
etkili olan ve her an kullandığımız bilgisayar ve internet alanının en büyük
öncülerinin başarı hikayelerini anlatır. Günümüzde internet ve bilgisayar
alanında devrim yaratan bireylerin hikayeleri oldukça ilgiyle izlenmekte ve
büyük bir merak konusu olmaktadır. Silikon Vadisinin Korsanları filmi Steve
Jobs ve Bill Gates’in başarı ve girişimcilik hikayelerini konu almaktadır.
Silikon Vadisi Korsanları, Steve Jobs’ın hayatının
en önemli anlarından biri olan Bill Gates ile yollarının kesiştiği zamandan
başlamaktadır. Bill Gates’in üniversite zamanlarını ve şirketlerini kurma
aşamalarını anlatır. Şirketlerini kurarken yaşadıklarını ve nasıl yükselişe
geçtikleri hakkında bilgi veren bir filmdir. Silikon Vadisinin Korsanları büyük
bir girişimcilik örneğini gözler önüne sürmektedir.
Silikon Vadisinin Korsanları günümüzün iki teknoloji
devi Apple ve Microsoft’un kuruluş hikayelerinden bahsetmektedir. Günümüzün en
çok kullanılan teknoloji markalarının nasıl kurulduğu ve devleştiğiyle ilgili
bilgi vermektedir. Silikon Vadisinin Korsanları yakın tarihimizin en iyi
girişimcilik filmlerinden biri olarak kabul edilir. Bill Gates ve Steve Jobs’ın
evlerinin garajında başlayan girişimlerinin nasıl büyüttüklerini anlatır. Küçük
bir garajda başlayan yolculuklarının küresel dev şirketlere nasıl dönüştüğünü
anlatması girişimciler için oldukça ilham vericidir. Silikon Vadisinin
Korsanları girişimcilik ruhunu harekete geçirecek ve bireylerin girişimciliğe
dair ilham alacağı bir yapıttır.
Başarının kolay kazanılmadığı, başarıyı elde ederken
de herkesin temiz bir yoldan yürümediğini de gözler önüne sürer. Bu yönünü
ortaya çıkarması bu ikilinin hayranlarını üzse de bu özellikleri sayesinde
dünyanın önemli iki büyük teknoloji devini kurmuşlar ve büyütmüşlerdir.
Teknoloji dünyasına büyük imzalar atan bu isimler ayrıca başarıya giden her yol
mübah anlayışını da benimsemişlerdir. İki dev adamın yollarının kesişerek
ilerleyen bu yolculukta Steve Jobs’ın Bill Gates ve Microsoft’u rakip olarak
görmemesiyle ilerler. Ve daha sonra Microsoft firması Apple firmasının ara
yüzünü kopyalayarak Windows’u piyasaya sürer.
Silikon Vadisinin Korsanları girişimcilik alanında yürümek isteyenler ve
iki dev markanın nasıl oluşup devleştiğini merak edenler için gayet uygun bir
film olarak gösterilir.
10-
Zeka Parıltısı (Flash of Genius/2008)
Zeka Parıltısı filmi girişimcilik
alanında olan herkesin izlemesi gereken filmlerin başında
gelmektedir. Zeka Parıltısı, Amerika’nın en güçlü şirketlerinden Detroit
Otomotiv sektörüne kafa tutan Robert Kearnes’ın gerçek hayatından esinlenerek
yapılmıştır. Üniversite hocası olan Robert boş zamanlarında mucitlikle uğraşan
bir adamdır. O dönemlerde otomotiv sektörü için çok önemli bir ihtiyaç
doğmuştur. Bu ihtiyaç yağmurlu günlerde otomotivlerde kullanılan cam
sileceğidir. Buluşu ise tüm dünya için önemli bir ihtiyacı karşılamaktadır.
Zeka Parıltısı filminde Detroit
otomotiv şirketi ile Robert arasındaki ilişki yansıtılır. Otomotiv şirketi her
ne kadar cam sileceği icadını beğense de bu icadı bir köşeye atmıştır. Robert
ise başarılı olacağı bir mücadeleye başlar. Kimse bu mücadelede Robert’in
başarılı olacağını beklemese de bunu başarır. Hayallerinden vazgeçmeden her
türlü riski göze alır. Çünkü bu başarı yolculuğunda yok olma riski de vardır.
İcadından ve kendinden emin olduğu için mücadele eder. Zeka Parıltısı, girişimcilere
mücadele etmeyi ve her zorlukla başa çıkılması gerektiğini gösterir.
Girişimcilerin kendilerinden ve icatlarından, işinden vb. emin olduğu sürece
hakkını arayarak ürününün hak ettiği yere gelmesini sağlanması gerektiğini
gösterir.
Zeka Parıltısı, dönemin otomotiv
üreticilerinin yağmurda araba kullanımını sağlamak için bir çözüm aramasıyla
başlar. O zamanlarda Robert, evinin garajında bu soruna çözüm bulmak için
çalışmalar gerçekleştirir. Zeka Parıltısı, bu yönüyle Silikon Vadisi Korsanları
filmiyle bir benzerlik gösterir. Evinin garajında ihtiyacı karşılayan bugünün
bilinen araba cam sileceğini geliştirmiştir. Patenti kendi elinde olmasına
rağmen anlaştığı şirket tarafından kapı dışı edilir. Yıllarca hakkını kazanmak
için mücadele eder. Hatta bu mücadelede akıl sağlığını yitirecek duruma gelir.
Buna rağmen durmaz. İnanılmaz bir azimle icadı ve emekleri için mücadele eden
bir adamın öyküsü anlatılır.
Zeka Parıltısı bu yönleriyle tüm
girişimcilere örnek olacak özellikleri gözler önüne serer. Aynı zamanda
girişimcilik ruhunu alevlendirir ve girişimcilere ilham verir. Girişimcilere
kendinden ve yaptıkları işlerden her zaman emin olması gerektiğini anlatır. Bu
yolda karşılaşılacak olan tüm zorluklar karşısında mücadele edilmesi
gerektiğini vurgular. Kimse karşısında boyun eğilmeyeceği ve yapılan işin
sonuna kadar arkasından gidilerek kişilerin hakkını kazanmasını anlatır.
Eğer yazımızı okuyorken çayınızı, kahvenizi de
hazırladıysanız, şimdi bir film seçip izlemeye koyulabilirsiniz. Umarız, siz
girişimci adayları ve girişimciler için faydalı bir yazı olmuştur.
Yorumlarınızı bekliyoruz. Keyifli seyirler!..


Yorumlar
Yorum Gönder